(5237 S. K. m. 7, 50, 52, 61) (5271 S. K. m. 231) (1412 S. K. m. 305, 317) (5320 S. K. m. 8) (YCGK. 19.09.2006 T. 2006/7-197 E. 2006/192 K.)
Dava: I- Sanık müdafiinin suç uydurmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.09.2006 gün ve 197/192 sayılı kararında da açıklandığı üzere; sanık hakkında hükmolunan (500 TL) sonuç adli para cezasının, 5237 sayılı TCK. nun 50/5. maddesindeki uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükmüne göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir hükmü ve karar tarihindeki yasal düzenlemeye göre miktar ve nevi itibariyle 5320 sayılı 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 21.07.2004 gün ve 5219 sayılı Kanunla değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305/1. maddesi hükmü uyarınca kesin nitelikte olduğundan, suç vasfına yönelik olmayan sanık müdafiinin vaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık müdafiinin hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Karar: 1- Sanığın, kendisinden şüphelenen şikayetçiye, suçunu itiraf edip soruşturma sırasında pişman olduğunu beyanla suça konu para ile aldığı 5 adet bileziği rızası ile tazmin amacıyla teslim ettiğinin anlaşılması karşısında, kısmi tazmin nedeni ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun araştırılıp karar yerinde tartışılmaması,
2- 5237 sayılı TCK. nun 61/8. maddesi uyarınca, temel adli para cezasının tayininde esas alınacak tam gün birim sayısı üzerinden artırım ve indirimler yapıldıktan sonra belirlenen sonuç gün ile bir gün karşılığı takdir edilen miktarın çarpılması suretiyle sonuç adli para cezasının tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla adli para cezasına hükmolunması,
3- İnfaz hükümlerinin farklı olduğu gözetilmeden hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezası ile hapisten çevrilen adli para cezasının toplanması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
4- Sanığın hapis cezasına seçenek olarak hükmolunan adli para cezasının infazı ile ilgili olarak 5237 sayılı TCK. nun 50/6-7. madde hükümleri uyarınca uygulama yapılabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
5- Doğrudan hükmolunan adli para cezası ile hapis cezasına seçenek olarak hükmolunan adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yasa maddesinin, 5237 sayılı TCK'nun 52/2. maddesi yerine 51/2. maddesi olarak yanlış gösterilmesi,
Yasaya aykırı,
6- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231 ve TCK. nun 7/2 maddeleri gereğince, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy