(5271 S. K. m. 231, 253, 254) (765 S. K. m. 80, 342, 504, 508) (5237 S. K. m. 43, 73, 155, 158, 204) (5252 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı yasa ile değişik CMK. nun 231.maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanığın, katılan M.Ş.'den 13.09.2002 tarihinde bir yıllığına kiraladığı aracı 18.10.2002 tarihinde, adı geçen katılan adına düzenlediği sahte nüfus cüzdanını kullanıp Çerkezköy 1.Noterliğinde düzenlenen noter satış sözleşmesi ile diğer katılan A.K'nin satmak suretiyle gerçekleştirdiği iddia olunan eylemlerinin sübutu halinde, suça konu aracın sanığa, ifa eylediği meslek veya hizmet dolayısıyla tevdii edilmemiş olması nedeniyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK. nun 508 (5237 sayılı TCK. nun 155/1), bu aracın satışının kamu kurumları olan Nüfus Müdürlüğü ile Emniyet Genel Müdürlüğünün maddi varlıklarından olan nüfus cüzdanı ve motorlu araç tescil belgesi kullanılarak gerçekleştirilmiş olması nedeniyle 765 sayılı TCK. nun 504/3 (5237 sayılı TCK. nun 158/1-d) ve sahte nüfus cüzdanı kullanılarak kanunen sahteliği ispat olunmadıkça muteber olan belgelerden sayılan noter satış sözleşmesinde sahtecilik yapılması nedeniyle 765 sayılı TCK.342/2, 80, (5237 sayılı TCK. nun 204/1-3, 43/1). maddelerinde öngörülen, sırasıyla güveni kötüye kullanma nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturacağı göz önüne alınıp buna göre, kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3.maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği ve yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun şikayete bağlı olması nedeniyle karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 5237 sayılı TCK. nun 73/8, 5271 sayılı CMK. nun 253 ve 254.maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, dolandırıcılık suçuyla ilgili ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 22.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy