(5464 S. K. m. 3, 37) (5237 S. K. m. 35, 158, 245, 262)
Dava: 1- Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde,
Karar: Kriminal Polis Laboratuarının 27.08.2008 günlü ekspertiz raporunda suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak düzenlendiği, orijinallerinin içerdiği tüm şekil şartlarını taşıdığı ve bu itibarla sahteliğinin ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olup aldatma kabiliyetinin bulunduğunun belirtilmesi, mahkemece de 20.11.2008 günlü oturumda sözü edilen belge üzerinde inceleme yapılarak iğfal yeteneğine haiz olduğunun tespit edilmesi karşısında tebliğnamedeki (1) nolu eksik incelemeye ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın ceza miktarının fazla olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarına gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için hileli davranışın gerçek kişiye yöneltilerek aldatılması ve bu işlemler sonucunda onun veya başkasının zararına olarak, sanığın veya bir başkasının lehine yarar sağlanması gerekli olup, somut olayda; H. K. adına oluşturulmuş sahte nüfus cüzdanı ile katılan banka şubesine müracaat edip kredi kartı talebinde bulunan sanığın, kredi kartının teslimi sırasında yakalandığı şeklinde iddia edilen olayda; dosya içerisinde bulunan kredi kartı sözleşmesini imzaladığı anlaşılan sanığın 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 3/e maddesinin, kredi kartının, nakit kullanımı gerekmeksizin mal ve hizmet alımı veya nakit çekme olanağı sağlayan basılı kartı veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarasını ifade etmesine ilişkin düzenlemesi de gözetilerek sanığın talebi sonucu açılmış bir hesap veya düzenlenmiş kredi kartı bulunup bulunmadığı ilgili bankadan sorulup buna ilişkin kayıtların celbi ile kredi kartı veya kart numarası bulunması halinde eylemin TCK nun 245/2. maddesindeki kredi kartının sahte olarak üretilmesi suçunu bankaca hesabın açılmaması ve kredi kartının düzenlenmemesi halinde ise 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu"nun 37/2. maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik soruşturma ve inceleme sonucu olayda uygulama yeri bulunmayan dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK.nun 158/1-j, 35/262 maddeleri gereğince hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre:
3- 5237 sayılı TCK uyarınca, adli para cezasına, belirlenecek tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın çarpılmak suretiyle hükmolunması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan cezanın doğrudan para olarak tayini,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 24.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy