(5607 S. K. m. 18, 26) (765 S. K. m. 342) (5237 S. K. m. 204) (5271 S. K. m. 233)
Dava: Verilen hükmün süresi içinde şikayetçi temsilcisi tarafından Yargıtay'ca incelenmesi istenilmiş olduğundan dava evrakı daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: İlgili gümrük idaresinin, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4926 ve sonradan yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunlarının 26 ve 18. maddeleri gereğince, ancak adı geçen Kanunlarda tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalara kanun gereği katılan sıfatı ile katılabileceğinin öngörülmüş olması karşısında; tebliğnamedeki ilgili kurumun, sanık hakkında, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK. nun 342/1 ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 204/1. maddelerinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasına, mahkemece karar verilmemiş olsa da, katılma hakkının bulunduğuna ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 233. maddesi uyarınca, 23.01.2007 tarihli ayırma kararından sonra sanık hakkında açılan kamu davasının duruşma gününden usulüne uygun olarak haberdar edilmeyen şikayetçi T.C. Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Habur Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü'nün yokluğunda yargılama yapılarak yazılı şekilde karar verilmek suretiyle iddia hakkının kısıtlanması,
Sonuç: Yasaya aykırı, şikayetçi T.C. Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Habur Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy