(765 S. K. m. 79, 503, 522) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 317) (5237 S. K. m. 7) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık suçlarından sanıklar İ. S., H. N. ve M. A.'ın yapılan yargılamaları sonunda, mahkumiyetlerine dair Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.05.2005 tarih ve 2005/31 Esas, 2005/95 Karar s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki yalnızca sanıklar H. N. ve M. A. tarafından istenildiği, bu arada hükümlü İ. S. yönünden 5237 S. TCK yönünden dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda verilen uyarlama kararının da hükümlü tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.04.2006 tarih ve 2358-3307 s. kararı ile sanıklar H. N. ve M. A. hakkındaki hükmün 01.06.2005 gününde yürürlüğe giren yasalar yönünden sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini zorunluluğu ve hükümlü İ. S. yönünden ise uyarlama yargılamasının duruşma açılarak yapılması gerektiğinin gözetilmemesi sebebiyle bozulmasından sonra hükümlü İ.'in de sanık olarak kabulüyle yapılan yargılama sonunda; lehe olan 765 S. TCK.nun 79. maddesi delaletiyle 503/1, 522. maddeleri gereğince mahkumiyetlerine dair: 28.09.2006 tarih ve 2006/265 Esas, 2006/325 Karar hükmün de süresi içerisindeYargıtay'ca tetkiki sanıklar M. A. ve H. N. müdafileri ile hükümlü İ. S. müdafi tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 01.03.2009 günlü tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1) Sanık İ. S.'ün mahkumiyetine ait 12.05.2005 tarih ve 2005/31 Esas, 2005/95 Karar s. hükmün süresi içersinde temyiz edilmemesi sebebiyle kesinleştiği sair sanıklar H. N. ile M. A.'ın mahkumiyetlerine ait hükmü süresinde temyiz ettiklerinden haklarında verilen hükmün henüz kesinleşmediği, hükümlü İ. S.'ün yönünden farklı bir yargılama usulü olan uyarlama yargılamasının yapılması gerektiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih 125-186 s. kararında da açıklandığı üzere, sanık ile hükümlünün bir arada yargılanamayacağı gözetilmeden, hükümlü İ. S.'ün de sanık olarak kabulüyle yargılamaya devam olunarak yeniden mahkumiyet hükmü kurulması hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup, temyiz olanağı bulunmadığından hükümlü İ. S. müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 S. Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 S. CMUY.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanıklar H. N. ile M. A. müdafilerinin temyizlerine gelince;
Hükümden sonra 08.02.2008 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarih yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2 maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar H. N. ile M. A. müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 s. kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 s. CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy