(5237 S. K. m. 52, 62, 245) (765 S. K. m. 504)
Dava ve Karar: Başkasına ait kredi kartını kullanmak suçundan sanık H.Y.'ın, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/1, 62, 52. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 500 yeni Türk lirası adlî para cezasıyla cezalandırılmasına dair Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30.05.2006 tarihli ve 2005/817 esas, 2006/486 Sayılı kararının tüm dosya kapsamına göre;
Şikayetçinin arkadaşı olan ve onunla birlikte şikayetçi adına kredi kartı almak için bankalara müracaat eden, bu suretle şikayetçinin nüfus cüzdan suretine ulaşarak, onun adına gönderilen kredi kartını elinde bulundurduğu nüfus cüzdan suretini göstermek suretiyle teslim alıp, yine şikayetçinin bilgilerini kullanarak bankayı arayıp, kredi kartını kullanıma açtırarak 09.03.2005 tarihinden 15.05.2005 tarihine kadar toplam 2.800,00 Türk lirası alışveriş ve nakit çekiminde kullanan sanığın, en son 15.05.2005 tarihinde alışveriş yaptığı, hesap ekstrelerindeki 09.06.2005 ve 09.07.2005 tarihli borcun; daha önce TEKPA unvanlı işyerinden yapılan alışverişten kaynaklanan sırasıyla 4 ve 5. taksit tutarı, 10.06.2005, 10.07.2005 ve 10.08.2005 tarihli gözüken borcun; yine daha önce Y. K.'tan yapılan alışverişten kaynaklanan sırasıyla 4, 5 ve 6. taksit tutarı olup, yeni bir harcama niteliğinde bulunmadığı, öte yandan 08.07.2005 günü saat 23.45'de yakalanan sanığın, 09.07.2005 tarihinde suça konu kredi kartını kullanmasının mümkün bulunmadığı dolayısıyla suç tarihinin 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden öncesi olduğu anlaşılmakla, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunmayan 5237 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 19.7.2010 gün ve 2009/8989-47698 s. kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 12.08.2010 gün ve KYB.2010-180443 Sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği düşünüldü:
Sonuç: İncelenen dosya içeriğine göre kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30.05.2006 gün ve 2005/817 esas, 2006/486 Sayılı kararının C.M.K.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendine göre karar verilmesi olanaklı bulunduğundan, hükümlü H.Y.ın sübutu kabul edilen eylemine uyan ve açıkça lehe olduğu anlaşılan 765 Sayılı T.C.K.nun 504/3. maddesi uyarınca mahkemenin kabulü de dikkate alınarak takdiren cezasının alt sınırı olan 2 yıl hapis ve elde ettiği haksız menfaat olan 2800 TL'nin iki misli olan 5600 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, suçun teselsülen işlendiği anlaşılmakla cezasının aynı Kanunun 80. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında artırılması suretiyle 2 yıl 4 ay hapis ve 5600 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, suça konu haksız menfaatin günün ekonomik koşullarına ve yerleşik uygulamaya göre pek fahiş değerde olduğu anlaşılmakla cezasının aynı Kanunun 522/1. maddesi uyarınca takdiren 1/10 oranında artırılarak 2 yıl 6 ay 24 gün hapis ve 6160 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanunun 59/2. maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak hükümlünün sonuç olarak 2 yıl 1 ay 20 gün hapis ve 5133 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna, karardaki diğer hususların aynen yerinde bırakılmasına, infazın bu ceza üzerinden yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 23.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy