(765 S. K. m. 80, 510, 522) (1086 S. K. m. 101, 106)
Dava ve Karar: Sanıklar hakkında İhtiyati tedbir kararına muhalefet ve hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanmak suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanıklar C. C. U., V. S. Ç., S. İ. ve T. G. müdafileri ile sanık M. T. G.'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
I- Sanıklardan C. C. U.'ın ortağı olduğu Telsim Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri Anonim Şirketine ait GSM hatlarında kullanılan kontör yükleme kartlarının 2003 yılı temmuz ayında üretimlerine başlanılmasından sonra, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yetkililerinin talepleri üzerine Türkiye İmar Bankası A.Ş.'nin hakim ortaklarına ait olan Telsim Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. nin hak ve alacaklarına Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.08.2003 gün ve 2003/442 müteferrik nolu kararıyla ihtiyati tedbir konulduğu halde, 2003 yılı Ekim, Kasım, Aralık ayları boyunca Telsim Şirketinde çalışan diğer sanıklar tarafından şirket üretim prosedürünün dışında üretilen ve şirket deposunda bulunan 100.000.000 adede yakın kontör yükleme kartı bilgileri sistemden silinerek söz konusu kartların sanık C. C. U....'a verildiğinin ihbar edilmesi nedeniyle, 19.02.2004 günü evinde yapılan aramada 58.020.000.000.000 TL değerinde kontör yükleme kartlarının ele geçirildiği şirket deposundan dışarıya çıkarılan bu kartların piyasada satılmak üzere temin edildiğinden bahisle sanıkların hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçundan 765 sayılı TCK. nun 510, 522, ve 80. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları için açılan kamu davasında; Sanık C. C. U., hazırlıkta alınan beyanında; Telsim Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri Anonim Şirketinin hisse kontrolünün kendisinde olduğunu, şirket çalışanlarının şirket mallarına zarar vermeleri nedeniyle bu tür olayları önlemek amacıyla malların bir kısmını evine götürme talimatı verdiğini, kontörlerin sisteme kayıtlı olduğunu, ihtiyati tedbir kararından haberinin olmadığını, duruşmada ise kendisine ait olan şirketin, mallarını istediği yerde bulundurabileceğini, tedbir kararının tebliğ edilmediğini; sanık V. S. Ç. ifadesinde; şirket genel müdürü olduğunu, kontörleri korumak için hakim ortaklardan C. C. U.'ın istemesi üzerine depo yetkililerine talimat verdiğini, teslim edilen kartların tamamının kayıtlı olduğunu, kayıt dışı satışının mümkün olmadığını, bunu sistemin anında göreceğini, sanık S.İ. beyanında, şirket çalışanlarına kontörlerin verilmesi ile ilgili talimat vermediğini, sanık T. G. ifadesinde, zaman zaman hırsızlık olduğundan depodaki kontörlerin daha güvenli depolara taşındığını, ancak bulunan kontörlerle ilgisi bulunmadığını, genel müdürün talimatıyla M. T. G.'ın taşıma işini yaptığını, sanık M. T. G.'ın ise; depodaki kontörleri V. S. Ç.'in talimatı doğrultusunda gelen şahıslara teslim ettiğini savunmaları karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; hazırlıkta dinlenen ve olayın oluşumu ile sorumluları hakkında bilgi veren ve kayıtların değiştirildiğini beyan eden E. E., E. G., M. A., S. Ç. ve Y. Z.'un duruşmada tanık sıfatıyla dinlenerek ilgili ticaret sicil müdürlüğünden şirketin niteliği, yetki bölüşümü ile ortakları sorulup, karar defterlerinin de şirketten getirtilerek sanık C. C. U.'ın evinde bulunan kontörlerin şirket kayıtlarında olup olmadığı, kayıtlardan silinip silinmediği ve suç tarihinde şirketin bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı konusunda ayrıntılı bilirkişi incelemesi yaptırılarak, şirket ortaklarının olayların gelişiminden haberdar olup olmadıkları, onaylarının bulunup bulunmadığı sorulduktan sonra, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetlerine hükmolunması,
II- İhtiyati tedbir kararına muhalefet suçunun, HUMK. nun 101 ve devamı maddeleri gereğince hukuk mahkemelerince verilmiş bir tedbir kararına muhalefet halinde oluşacağı ve suça konu Telsim Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri Anonim Şirketi hakkındaki tedbir kararının Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesince verildiği ve kabule göre de anılan tedbir kararının HUMK 106. maddesi gereğince sanıklara tebliğ edilmesi gerektiği de gözetilmeden yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı nazara alınmadan yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık M.T. G. ile diğer sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy