(5237 S. K. m. 58, 245)
Dava: Suça konu kredi kartının çalınmasıyla ilgili olarak sanıklar hakkında hırsızlık suçundan mahallinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Karar: 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 gün 17-65 5237 sayılı kararında açıklandığı üzere; ATM'ye kurulan düzenek ile para çekmek için gelen mağdurların şifreleri de öğrenilmek suretiyle ele geçirilen ve ekonomik değeri bulunduğu hususunda kuşku bulunmayan menkul mal niteliğindeki banka kartı ile başka bir ATM cihazına gidip para çekilmesi şeklinde gerçekleştirilen eylemlerin banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu yanında hırsızlık suçunu da oluşturduğu, ancak, 26.12.2009 tarihli iddianamede sanıklar hakkında hırsızlık suçundan açılmış bir kamu davası bulunmayıp, sanıkların önceden hazırladığı tertibatla katılana ait banka kartının ATM'ye sıkışmasını sağlayıp, babasının emekli maaşını çekmek isteyen şikayetçiye yardım etme bahanesi ile kartın şifresini öğrenerek, onun ATM'den ayrılmasını müteakip, ellerine geçirdiği kartı kullanmak suretiyle çıkar sağladıklarının iddia olunup, mahkeme tarafından da bu şekilde kabul olunması karşısında; eylemlerinin bir bütün halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK.nun 245/1. maddesinde öngörülen banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemin bölünerek yazılı şekilde banka kartını kullanmak suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2- Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 58/7. maddesi gereğince mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Kabul ve uygulamaya göre de;
Suça konu banka kartı ile hangi ATM'den, ne zaman ve ne kadar para çekildiği araştırılmadan, katılanın beyanları ile yetinilerek, sanıkların 4800 lira haksız çıkar sağladıklarının kabulü ile eksik inceleme sonucu, zincirleme dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine hükmolunması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık A. D. ve müdafi ile sanık A. E. ve O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321 nci maddesi uyarınca bozulmasına, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy