(5237 S. K. m. 245) (5464 S. K. m. 37) (1412 S. K. m. 321)
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Sanığın şikayetçiler K. ve T.'ın bilgilerini içeren suça konu asılları ele geçmeyen sahte kimliklerle T. adına katılan.........Bank ve K. adına şikayetçi T.... Bank'a kredi kartı başvurusunda bulunup taleplerinin reddolunduğu kabul edilerek kurulan hükümde, sanığın K. kimliğiyle kredi kartı almak için başvurduğu şikayetçi T......Bank'ın cevabi yazısında, K. adına başvuru bulunmadığının bildirilmesi karşısında, bu husus ile birlikte anılan bankalardan başvuruların hangi gerekçeyle ve hangi aşamada reddedildiği sorulup 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 37/2. maddesindeki kredi kartı ile üye işyeri sözleşmesinde veya eki belgelerde sahtecilik yapanlar ile sözleşme imzalamak amacıyla sahte belge ibraz edenler ile ilgili düzenlemenin sözleşme düzenlenmesine kadar olan safhada uygulanabileceği, kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra kartın üretilmesi halinde eylemin 5237 sayılı TCK'nun 245/2, kart banka tarafından üretilmeden sahteciliğin anlaşılması halinde bu suça teşebbüs, sahte üretilen bu kart kullanılarak menfaat temin edilmesi halinde ise aynı yasanın 245/3. maddesinde yazılı suçun oluşacağı gözetilerek, eylemin 5464 Sayılı Kanunun 37/2. maddesi veya 5237 sayılı TCK nun 245/2. madde-fıkrasında öngörülen suçları oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışılıp sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ve uygun olmayan değerlendirme sonucu uygulama yeri olmayan 5237 sayılı TCK nun 245/3. maddesi ile mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Şikayetçi T..... Bank'ın yazı cevabında, T. adına B.........Şubesine sahte belgelerle başvurulması üzerine kredi kartı çıkartıldığı ancak kullanılmadan iptal edildiğinin bildirilmesi karşısında, eylemin tamamlandığı ve 5237 sayılı TCK'nun 245/2. madde-fıkrasındaki suçu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek aynı yasa ve maddenin 3. fıkrası ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy