(5237 S.K. m. 142, 245) (5320 S.K. Geç. m.3) (5271 S.K. m. 231)
Dava: Sanığın, şikayetçi O...'a ait kredi kartlarından birisini, birlikte çalıştıkları ...Devlet Hastanesinden çalması eyleminin TCK'nun 142/1-a maddesindeki suça uygun bulunduğu gözetilmeden 142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğunun kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi hükmolunacak netice ceza miktarının aynı olması ve gerekçeli karar başlığında Cumhuriyet savcısının ismine yer verilmemesi usule aykırı ise de 6217 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 3. madde hükmü karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak
1- 5237 sayılı TCK'nun 245/1. madde ve fıkrasında düzenlenen başkasına ait banka veya kredi kartını kötüye kullanmak suçunun mağduru hesap sahibi olan gerçek ya da tüzel kişiler olduğu cihetle, aynı kişiye ait fakat farklı bankalarca tahsis edilmiş banka veya kredi kartı sayısı nedeniyle ayrı suçlardan bahsedilemeyeceği, aynı kişiye ait farklı bankalarca tahsis edilmiş birden fazla banka veya kredi kartının değişik tarihlerde kullanılması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, mağdur Osman Varol'a ait iki farklı kredi kartının suçta kullanılması nedeniyle kart sayısınca suç oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde bu mağdura yönelik eylemlerinden dolayı iki ayrı suçtan hüküm kurulması,
2- Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan dolayı 5237 sayılı Yasanın 245/1. maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezası yanında adli para cezası da tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sabıkası bulunmaması, şikayetçilerin zararlarını karşılaması ve yargılama sürecinde açıkça pişmanlığı göstermesi nedeniyle hakkında takdiri indirim hükmü uygulanan ve hükmolunan hapis cezaları adli para cezasına çevrilen ve suç işleme eğilimine ilişkin olumsuz bir yönü de dosyaya yansımayan sanık hakkında, eyleminin cezasız kaldığını hissetmemesi şeklinde yasal olmayan gerekçeyle CMK.nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 21.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy