(5237 S. K. m. 52, 58, 157, 204, 210) (5275 S. K. m. 108) (5271 S. K. m. 309)
Dava ve Karar: Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık B.D.'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 52/1-2, 210, 204/1. maddeleri gereğince 2 yıl hapis, 3 yıl hapis ve 5.000,00 yeni Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, her iki suçtan sanığa verilen cezalarının sabıkasında yer alan tekerrüre esas mahkumiyetleri sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 58/6, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/1-c maddeleri uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca mükerrir hakkında cezalarının infazından sonra 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi gereğince 1 yıl denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.09.2007 tarihli ve 2007/161 esas, 2007/353 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesinde yer alan, Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. şeklindeki düzenleme karşısında, her iki suçtan verilen cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen sanık için, cezalarının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilerek yetinilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığın cezasının infazından sonra uygulanma olanağı bulunan 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi gereğince ayrıca 1 yıl denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmedilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 25.01.2010 gün ve 2009/529/3774 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 15.02.2010 gün ve KYB.2010/23293 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesinde, mahkumiyet kararında, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtileceği öngörülmüştür.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin (4), (5) ve (6) fıkralarında ise Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir. hükmü yer almıştır.
Ancak, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir.
Bu açıklamalar karşısında, verilen mahkumiyet hükmünde, hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar vermek ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca denetimli serbestlik tedbiri süresinin de gösterilmesi, yasaya aykırı ve kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2007 gün ve 2007/161 esas, 2007/353 sayılı kararının CMK.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendine göre karar verilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan ayrıca mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra 5275 sayılı CGİK.'nun 108/4. maddesi gereğince takdiren 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına şeklindeki ibarelerin çıkartılarak, yerine mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ifadesinin eklenmesine, infazın bu hükme göre yerine getirilmesine, hükmün diğer kısımlarının aynen yerinde bırakılmasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 24.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy