(765 S. K. m. 80, 350) (5237 S. K. m. 43) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 193, 196) (5320 S. K. m. 8) (YCGK. 10.06.2008 T. 2008/9-148 E. 2008/169 K.)
Dava ve Karar: 1- Belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, suça konu araç ruhsatları üzerinde bu konuda gözlemde bulunulmadan, aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğu karar yerinde de açıklanıp tartışılmadan ve denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisinde de asılları bulundurulmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanığın evinde yapılan aramada suça konu birden fazla sahte araç ruhsatının ele geçirildiğinden bahisle açılan kamu davasında; sanık tarafından farklı tarihlerde düzenlendiği tespit edilemeyen belgelerin aynı anda ele geçirilmesinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK. nun 80. maddesinin koşulları oluşmakta ise de, farklı bir düzenleme getiren 5237 sayılı TCK. nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi gerektiği, aksi halde suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde teselsülün gerçekleşmediğinin kabulü gerektiğinden, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun hükümleri olaya uygulanarak bulunacak sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerekirken, ne şekilde uygulama yapıldığı denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmeden 765 sayılı TCK. nun 350/1-3. maddesinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.06.2008 gün ve 148/169 sayılı kararında da açıklandığı üzere, davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında, başka bir suçtan tutuklu olduğu anlaşılan sanığın, ek savunmasının bizzat mahkemede hazır bulundurulması suretiyle tespiti yerine talimatla alınıp Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki düşüncesini bildirdiği ve hükmün açıklandığı oturuma da getirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy