(5237 S. K. m. 32) (5271 S. K. m. 150, 157, 309)
Dolandırıcılık suçundan sanık S. hakkında yapılan yargılama sonunda, akıl hastası olması sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, aynı kanunun 57. maddesi uyarınca tedavi görüp iyileşme sürecinde bulunduğundan iki yıl süre ile altı ayda bir kontrol muayenesinin yapılmasına dair Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31.03.2009 tarihli ve 2008/603 Esas, 2009/338 Karar sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre,
Sanığın Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin 07.01.2009 tarihli ve 134 sayılı raporu ile 5237 Sayılı Kanunun 32. maddesi anlamında akıl hastası olduğunun belirlenmiş olması karşısında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması suretiyle yargılamasının yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza işleri Genel Müdürlüğü ifadeli 25.04.2010 gün ve 2010/4803/26486 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 20.05.2010 gün ve KYB. 2010107518 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Sonuç: Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin 07.01.2009 gün ve 302/4-3 194/134 sayılı sağlık kurulu raporu ile bipolar bozukluk tanısı konulan ve mevcut hastalığı nedeniyle işlediği iddia olunan fiilin anlam ve sonuçlarını algılamasının ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğu ve suç tarihinde müsnet suç nedeniyle ceza ehliyetinin bulunmadığı bildirilen sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesi gereğince istemi aranmaksızın baro tarafından müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, sanığın sorgusunun müdafii olmaksızın yapılıp, hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığının anlaşılması karşısında kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31.03.2009 gün ve 2008/603 Esas, 2009/338 Karar sayılı kararının CMK'nın 309/3. maddesi gereğince BOZULMASINA, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle CMK'nın 309/4-b. maddesine göre gereğinin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 22.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy