(5271 S. K. m. 34, 232, 331) (1412 S. K. m. 311) (5320 S. K. m. 8) (YCGK 20.02.2007 T.2007/5-46 E. 2007/39 K.) (YCGK 29.05.2007 T.2007/7-114 E. 2007/113 K.)
Dava: Adli ara verme sebebiyle CMK'nun 331. maddesi gereğince tutuklu ve acele işlere bakmakla görevli nöbetçi ceza heyetince incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan, hukuki dayanaktan yoksun olan Mahkemenin 23.03.2010 tarih ve 221/241 sayılı sanık Ş. Ö.'ın eski hale getirme ve temyiz talebinin reddine ait kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Sonuç: Yokluklarında verilen hükmün, sanık Z. D. ile katılan K. B.'ya, aynı Kanunun 232/6 ve 34/2. maddeleri uyarınca, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, süre başlangıcı, mercii ve şekilleri gösterilmek suretiyle tebliğ olunduğuna dair dosyada belgelere rastlanmadığından, tebligatlar yapılmışsa belgelerinin dosyaya konulması, aksi durumda anılan biçimde usulünce tebligatlar yapılması ve buna dair belgeler ile verilmesi halinde sanık Z. D. ile katılan K. B.'nın temyiz dilekçelerinin eklenerek iadesi için dosyanın mahalline gönderilmek ve bu dilekçeler ile ilgili olarak ek tebliğname düzenlenmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, sanık Ş. Ö.'ın vekaletname ile atadığı müdafii Av. M. A. K.'nun 15.10.2008 havale günlü dilekçesi ile müdafiilik görevinden çekildiğine ait dilekçesinin adı geçen sanığa usulünce tebliğ olunması ve kolluğun tespit ettiği Yunus Emre Mah. Buse Sk. No: 1/20 Pursaklar-Ankara adresinde, yoklukta verilen hükmü tebellüğ eden sanık Ş. Ö.'ın eşi Ö.Ö.'dan, tebellüğ tarihi itibariyle adı geçen sanıkla aynı adreste birlikte oturup oturmadığı, oturmuyor ise, bilinen adresinin sorulması gerekirken yetersiz araştırma sonucu adresinin bilinmediği gerekçesi ile aynı sanığa yapılan ilanen tebligatın geçersiz olduğu, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK'nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında yasa yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Yasanın 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek yasa yolu, süresi, süre başlangıcı, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, başvuru süresinin ne zaman işlemeye başlayacağı hususunun kuşkuya yer bırakmayacak biçimde gösterilmediği ve yokluğunda verilen hükmün, sanık Ş. Ö.'a, aynı Kanunun 232/6 ve 34/2. maddeleri uyarınca, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, süre başlangıcı, mercii ve şekilleri gösterilmek suretiyle usulüne uygun olarak tebliğ olunduğuna dair dosyada belgeye rastlanılmadığı anlaşıldığından, adı geçen sanığın, 22.03.2010 havale günlü dilekçesi ile yaptığı eski hale getirme istemi ile temyizinin süresinde olduğu kabul edilmekle, hakkındaki hüküm kesinleşmediğinden infazı mümkün bulunmadığı cihetle sanık Ş. Ö. hakkındaki infazın durdurulması için Yargıtay C. Başsavcılığına yazı yazılmasına, 19.08.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy