(5237 S. K. m. 43, 207, 211)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma sonucu mahkumiyet hükmü tesis edildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
1- Düzenlendiği anda tanzim tarihleri bulunmayan suça konu senetler üzerine, tanzim tarihlerinin sonradan sanık tarafından eklenmesi ve kambiyo senetlerine özgü icra takibine konu edilmesi karşısında, yasal unsurları tam olan senetlerin kefil kısımlarına müdahilin adı, soyadı ve adresi eklenmek suretiyle yapılan sahteciliğin, 'resmi belgede sahtecilik' suçuna uyduğu gözetilmeden, müdahilin tanzim tarihi olmadan imzaladığı senetlerin özel belge niteliğinde olduğu gerekçe gösterilerek yazılı şekilde 'özel belgede sahtecilik' suçundan hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde, 'değişik zamanlarda' denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, sanık tarafından suça konu senetler üzerinde sahtecilik yapılarak aynı anda müdahil aleyhine icra takibine konu edildiği olayda 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında teselsül koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sonucu yazılı şekilde cezada artırıma gidilmesi,
3- Suça konu senetlerin, sanığın yetkilisi olduğu N... Mimarlık Mühendislik İnşaat Taahhüt ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından, müdahilin yöneticisi olduğu B... Sitesi apartmanına ısı ve su izolasyon sistemlerinin yapılması karşılığında düzenlenen senetler olduğunun iddia ve kabul olunması, sanığın müdahilden şahsi olarak herhangi bir alacağının bulunmadığı halde suça konu senetlerin kefil bölümlerine müdahilin isminin sonradan eklenerek borçtan sorumlu hale getirilmesi karşısında, hukuki ilişkinin ancak sanığın yetkilisi olduğu firma ile site yönetimi arasında söz konusu olabileceği, sanık ile müdahil arasında şahsi olarak herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığı cihetle, 5237 sayılı TCK'nın 211. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde bu madde hükmünün tatbiki ile cezada indirime gidilmesi,
4- Hükümden önce, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. ve TCK'nın 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın muhafazasına, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy