(5237 S. K. m. 43, 61, 204) (1412 S. K. m. 311) (765 S. K. m. 80) (YCGK. 29.05.2007 T. 2007/7-114 E. 2007/113 K.)
Dava ve Karar: Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29.05.2007 gün 7/114-113 sayılı kararında açıklandığı üzere gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtmesi gerekmekte olup, 08.01.2009 gün 2007/350 Esas, 2009/1 Karar sayılı hükümde başvuru şekli ve yasa yolunun gösterilmediği anlaşıldığından temyizin süresinde yapıldığının kabulü ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercii Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan, temyiz isteminin reddine dair 31.03.2009 gün 2007/350 Esas, 2009/1 Karar sayılı ek karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Olay tarihinde yapılan kontrollerde ele geçirilen sahte plakanın 5237 sayılı TCY.nın 204/1. maddesi kapsamında resmi belge niteliğinde bulunduğu, plaka üzerindeki mührün resmi belgenin zorunlu unsuru olup, sahte mühürle oluşturulmuş plakanın ele geçirilmesi halinde fikri içtima kuralları gereğince tek bir resmi belgede sahtecilik suçunun işlendiğinin kabulünde zorunluluk olup, ayrıca mühürde sahtecilik suçundan ceza verilemeyeceği, 5237 sayılı TCY.nın 43/1. maddesinde 765 sayılı TCY.nın 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi nedeniyle, zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için bir kişiye karşı aynı suçun bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda işlenmesi gerektiği, aynı anda birden fazla sahte belgenin düzenlenmesi veya kullanılmaları halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı nazara alındığında; suçun konusunu oluşturup resmi belge niteliğinde bulunan ve tümden sahte oldukları belirlenen plaka ve tescil belgelerinin aynı anda ele geçirilmesi şeklindeki somut olayda, anılan belgelerin farklı tarihlerde düzenledikleri saptanamadığına göre; eylemin 5237 sayılı TCK. nın 204/1. maddesindeki tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, aynı araca ait birden fazla sahte belge düzenlenip kullanılmış olması olgusunun 5237 sayılı TCK.nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği ve 5237 sayılı TCK.nın 204/1. maddesi gereğince tek suçtan ceza tayini gerekeceği gözetilmeden, sahte motorlu araç tescil ve trafik belgelerinden dolayı resmi belgede sahtecilik suçundan ve plakadaki mühürde sahtecilik suçundan ayrı hüküm kurularak fazla ceza tayini,
2- Suça konu sahte plakaların dosyada delil olarak saklanmaları yerine müsaderelerine hükmolunması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 04.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy