(5237 S. K. m.7, 53, 204) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 102, 104, 342) (1412 S. K. m. 321, 322) (5320 S. K. m. 8) (5271 S. K. m. 231)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 24.04.2003 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçeklesen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
II- Sanıklar C. A., H. A. A. ve K. A. hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince:
1-Sanıkların, yakınları olan Ö. A. isimli kişinin teminat olarak kullanılmak üzere imzalı ve boş olarak suça konu çeki getirdiğini ve sadece imzalı ve diğer kısımları boş vaziyette çekin arkasını ciro ederek katılana verdiklerini savunmaları karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, sanıkların savunmalarında adı geçen Ö. A. araştırılıp tanık olarak dinlenilmek suretiyle çekin kendisi tarafından verilip verilmediği, çekin ne suretle kendisinde bulunduğu hususu ile katılandan suça konu çekin boş olarak teslim edilip edilmediği sorulup gerektiğinde çekin ön yüzündeki yazılarla ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının taktir ve tayini yerine eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre,
2- Resmi belgede sahtecilik suçunun cezası, 765 sayılı TCK.nun 342/1 maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar hapis, 5237 sayılı TCK.nun 204/1 maddesinde ise, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olmasına rağmen, temel cezanın alt sınırdan tayini halinde, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan hak yoksunluğu güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın aleyhe olduğu gözetilmeden ve 01.06.2005 gün yürürlüğe giren 5252 Yasanın 9/3. maddesi uyarınca olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun hükümleri olaya uygulanarak bulunacak sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerekirken, ne şekilde uygulama yapıldığı denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmeden, 5237 sayılı Yasanın sanıklar lehine olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
3- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231 ve TCK.nun 7/2 maddeleri gereğince, sanıklar H. A. A. ve C. A. hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy