(5237 S. K. m. 29, 35)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- CMK.nın 232/2-b maddesi uyarınca gerekçeli karar başlığında sanık müdafii ve katılan vekilinin gösterilmemiş olması mahallinde giderilmesi mümkün eksiklik olarak görülmüştür.
2- Sanığın, tabanca ile 2 el ateş ederek bacak ve omuz bölgesinden, hemopnömotoraksa, akciğer kontüzyonuna ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde mağduru yaraladığı olayda; teşebbüs nedeniyle 9 ila 15 yıl arasında ceza öngören TCK'nın 35. maddesi uygulaması sırasında zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, 12 yıl hapis cezası belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin, suçun sübutuna, yasal savunmaya haksız tahrikin derecesine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, mağdur katılan T.'in eşi S. ile 4 yıldır ilişki kurduğu, ilişkiyi sona erdirmek isteyen S.'yı eşinden boşanıp kendisi ile evlenmesi hususunda taciz ettiği, onun itirazlarına rağmen ilişkiyi devam ettirmek için tehdit ve şantajla zorladığı, bu olayı öğrenen T.'in, sanıkla konuşup onu uyardığı, buna karşın sanığın bu fiillerine devam etmesi üzerine T.'in, eşi ve oğlu ile birlikte sanığı yakalayıp polise teslim etmek için plan yaptıkları, T.'in S.'ya sanığı eve çağırmasını söylediği, S.'nın, sanığı eve çağırdığı, olay yerinde bekleyen mağdur T. ve oğlu Ç.'nın yakalamak amacıyla eve doğru gelmekte olan sanığın üzerine yürüdükleri sırada, sanığın, tabanca ile ateş ederek, mağdur T.'i bacağından ve sol omuz altından hemopnömotoraksa, akciğer kontüzyonuna ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda; tahrikte dengenin sanık lehine bozulmadığı gözetilmeden, TCK.nın 29. maddesi uygulanarak eksik ceza tayini,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 22.11.2012 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy