(5237 S. K. m. 7, 257) (1412 S. K. m. 321) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sabıkası bulunmayan ve geçmişteki hali ve suç işleme hususundaki eğilimine göre ileride bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat geldiğinden bahisle cezası ertelenen sanık hakkında bu kez C.M.K.nun 231. maddesinin 6. fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılmadan yeterli ve yasal olmayan gerekçe ile C.M.K.nun 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi yasaya aykırı,
Hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 Sayılı Kanunun 1. maddesiyle T.C.K.nun 257/1. maddesinde öngörülen cezanın alt ve üst sınırlarının indirilmesi ve maddedeki kazanç ibresinin menfaat olarak değiştirilmesi karşısında T.C.K.nun 7/2. maddesindeki suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunla sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur hükmü gözetilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca bozulmasına, 06.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy