(765 S. K. m. 102, 104) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321) (5275 S. K. m. 99) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen 2002 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenlemek suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 31.12.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 321. maddesi uyarınca bozulmasına, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca ortadan kaldırılmasına,
2- Sanık müdafiinin, 2003 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz ine gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçların uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun da cezaların içtimasına ilişkin bir hüküm bulunmayıp 5275 sayılı Yasanın 99. maddesi uyarınca her suçun bağımsız olması ve sanığa yüklenen her suç yönünden ayrı ayrı cezanın şahsileştirilmesi gerektiği gözetilmeden cezaların toplamından bahisle ertelemenin mümkün olmadığının kabulü ile 765 sayılı Türk Ceza Yasasının sanık lehine olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 11.02.2005 tarihli yazılarla istenildiği anlaşılan sanığın adli sicil kaydına dosya içerisinde rastlanamadığından, müzekkereye olumlu yanıt verilerek gönderilmişse denetime olanak verecek biçimde dosya içersinde bulundurulması, aksi takdirde yeniden istenerek getirtilip incelenmesinden sonra, 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik CMK. nun 231/5 ve TCK.nun 7/2 maddeleri gereğince, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy