(5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321)
Dava: Adli yardım talebi üzerine Almanya Waiblingen Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenerek gönderilen ve tercümesi dosyada mevcut bilgi mahiyetli evraklarda, davaya konu edilen vekaletnamenin …… tarafından düzenlendiğinin, sadece imza ve hüviyete yönelik onayın noter tarafından yapıldığının, belgenin noter tarafından düzenlenmemesi nedeniyle sadece belge dizininin dosyalandığının, vekaletname aslının noterde bulunmadığının bildirildiği, soruşturma sırasında Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesinin ilgili dosyasına sunulan suça konu vekaletname örneğinin Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne gönderilerek geçerliliği hususunda görüş istendiği, cevabi yazıda vekaletname üzerinde 'apostil' şerhinin bulunmaması nedeniyle geçerliliğinin bulunmadığının belirtildiği, dosya içinde bulunan belge örneğinde de apostil şerhinin mevcut olmadığı görülmekle; Yabancı Resmi Belgelerin Tasdikten Muaf Tutulmasına ilişkin 1961 tarihli Lahey Konvansiyonu, bu Sözleşmeye taraf devletlerden birinin ülkesinde düzenlenmiş olup da diğer akit devlet ülkesinde kullanılacak olan resmi belgelerin diplomasi ve konsolosluk memurları tarafından onaylanması zorunluluğunu kaldırmış ise de anılan bu Sözleşme gereğince belgedeki imzanın, imzalayan kişinin sıfatının, gerektiğinde bu belge üzerindeki mühür ve damganın belgeyi düzenleyen ülkenin yetkili makamınca tasdik edilmiş olmasının, başka bir ifadeyle apostil şerhini ihtiva etmesinin zorunlu olduğu cihetle; suça konu vekaletnamenin bu şerhi içermemesi nedeniyle hukuki sonuç doğurmaya elverişli bir belge olmadığına ve resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının bulunmadığına ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanıklar hakkında sahte vekaletname düzenleyerek kullanmak eylemi dışında daha önce Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış davadan ve kesinleşmiş red kararından haberdar olmalarına rağmen Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesinde tarafları ve konusu aynı olan davayı açıp, davalı katılana usulsüz tebligatlar yapılmasını sağlayarak davadan haberdar edilmeden aleyhine verilen hükmün kesinleştirilmesi suretiyle tapuda sahte işlemler yapılması eylemlerinden de dava açıldığının anlaşılması karşısında; bu eylemleri ile ilgili yargılamaya devam olunarak bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Karar ve Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)