(5271 S. K. m. 234, 260) (5237 S. K. m. 206)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanığa yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve duruşmada sanığın cezalandırılmasını beyan eden şikayetçi vekiline CMK'nun 234. maddesindeki haklar hatırlatıldıktan sonra davaya katılmayı isteyip istemediği sorulmamış ise de; şikayetçi vekilinin duruşmalara gelip giderek davayı takip etmesi ve hükmü temyiz etmesi hususları dikkate alındığında davayı takip etme ve katılma arzusunda olduğu değerlendirilmekle, katılan sıfatını alabilecek suretle suçtan zarar görmüş olan şikayetçi vekilinin 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesi gereğince yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın katılan tarafından aleyhine başlatılan icra takibine ilişkin yapılan tebligatı kendisini Y. olarak tanıtıp tebliğ yapılacak İ.'ın işyerinden ayrıldığı şeklinde beyanda bulunarak imzaladığının iddia olunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından sanığın ve tanık Y.'un mukayeseye esas imzaları temin edilerek suça konu tebligat mazbatası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi bozulmasına, 27.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy