(5237 S. K. m. 43)
Dava: Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespitinin hakime ait olduğu cihetle, adli emanetin 2009/2510 sırasına kayıtlı suça konu belgelerin getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de:
5237 Sayılı T.C.K.nun 43. maddesi uyarınca; (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da (2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, somut olayda atılı suça konu belgelerinin aynı anda ibraz edilmesi karşısında eylemin tek suçu oluşturduğunun kabulü gerektiği ve zincirleme suç hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden T.C.K.nun 43. maddesiyle cezanın artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı. 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy