(5237 S. K. m. 204, 207, 210) (6762 S. K. m. 688)
Dava ve Karar: Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık H.'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine, aynı Kanun'un 53/1-c. bendindeki haklardan koşullu salıverilmesine diğer bentlerindeki haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına dair Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2011 tarihli ve 2009/219 esas, 2011/634 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/3. maddesinde yer alan Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir hükmüne aykırı olarak, hapis cezası ertelenen sanık hakkında kendi altsoyu üzerindeki velayet vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 14.02.2012 gün ve 2011/2330/8772 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2012 gün ve KYB.201253769 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
1- Yargıtay İBK'nın 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere kambiyo senetlerinde yapılan sahtekârlığın resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün zorunlu unsurlarını taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtekârlık yapılması halinde fiil, özel belgede sahtekârlık suçunu oluşturacaktır. Kuşkusuz, kambiyo senedinin sahteciliğin tamamlandığı anda tüm unsurlarını taşıması gerekmektedir. Sanıkla iştirak ilişkisi bulunmayan 3. kişiler veya mağdur tarafından eksik zorunlu unsurların sonradan tamamlanması durumunda resmî belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanmaz.
Türk Ticaret Kanunun 688/5. maddesi uyarınca bonoda kime ve kimin emrine ödenecek ise onun ad ve soyadının yazılı bulunması zorunludur. Somut olayda; sanık tarafından sahte olarak düzenlenen suça konu senedin hakkında ek takipsizlik kararı verilen İ.'e verildiği sırada senette lehtarın ad ve soyadının yazılı olmadığı İ. tarafından senet icra takibine verileceği sırada bu eksikliğin tamamlandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, suça konu senedin bono vasfı taşıdığını kabul mümkün olmadığı cihetle, özel belge niteliğinde bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine hükmolunması yasaya aykırıdır.
2- Sanığın suça konu senedi borcuna karşılık İ.'e verdiği tarih araştırılarak suç tarihi kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmeden ve senedin tanzim tarihi olan 28.11.2004 suç tarihi olarak kabul edilmesine karşın 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması da yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla; belirtilen bu hukuka aykırılıklar nedeniyle de CMK.nın 309. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozma istenip istenmeyeceğinin takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 07.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy