(2797 S. K. m. 14) (5809 S. K. m. 56)
Dava: Gereği düşünüldü:
Karar: 2797 sayılı Yargıtay Yasasının 14. maddesinde Ceza Dairelerinin görevlerinin tayininde davadaki tavsif esas alınır. Muhtelif suçlara ait davaların en ağırını incelemeye yetkili daire görevlidir. hükmü yer almaktadır. Yasa, sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere tavsif esas alınmalıdır.
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Yasasının 56/3. maddesinde Abonelik tesisi için gerekli kimlik belgeleri örneği alınmadan işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik kaydı yapılamaz. şeklinde düzenleme mevcut olup; 09.06.2011 tarihli iddianamede, B. İletişim Şirketi yetkilisi olan sanığın, kimlik bilgilerini kontrol etmeden cep telefonu hattı satarak abonelik kaydı yaptığından bahisle 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Yasasının 56/3. maddesi delaletiyle anılan Yasanın 63/10. maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açılmış, 24.05.2010 tarihli ek karar ile özel belgede sahtecilik suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmek suretiyle anılan iddianamede 5809 sayılı yasaya muhalefet suçu tavsif edilmiştir.
Sonuç: Bu itibarla, iddianamedeki sevk ve tavsife, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanunun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 7. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin görevsizliğine, dosyanın daireler arasında çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine, 13.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy