MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurumlarının aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumlarının aracı kılınması sureti ile dolandırıcılık suçlarından sanık ...'nun mahkumiyetine dair...Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21/10/2010 tarih, 2008/115 Esas ve 2010/313 Karar sayılı hükmün temyiz incelemesi sonucunda kısmen onanması, kısmen düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemizin 18/01/2012 tarih, 2011/9830 Esas ve 2012/510 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08/03/2016 tarih ve KD-2016/79052 sayılı yazısı ile 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca itiraz edilmekle Dairemize gönderilen dosya incelendi: İtiraz nedenlerinin yerinde olduğu anlaşılmakla, itirazın kabulüne, Dairemizin 18/01/2012 tarih, 2011/9830 Esas ve 2012/510 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilip gereği görüşüldü;
1-Sanığın kendisini ...olarak tanıttığı hususunda, beyanda bulunan kişilerin beraat eden sanık ... ile ...'ün oğlu, damadı ve çalışanı olması, tarafsız bir tanık beyanının bulunmaması, beraat eden sanık ...'ün ...'ya ait taşınmazı daha öncesinde almak amacı ile girişimde bulunmuş ve bu nedenle ...'yu tanıyor olmasına rağmen, üzerinde ...'dan başka bir şahsa ait fotoğraf bulunan sahte vekaletname ile taşınmaz satımına ilişkin işlem yapmaya çalışması karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından, tamamen sahte olarak üretildiği anlaşılan vekaletnameler ile... Noterliğinde kullanılan sahte nüfus cüzdanı fotokopisi üzerindeki imza ve yazıların sanık ... ya da beraat eden sanıklara ait olup olmadığı hususunda rapor aldırılması, sahte vekaletnamelerde fotoğrafları bulunan kişilerin araştırılması, tespiti halinde fotoğraflarının dava konusu belgelere nasıl ve ne suretle yapıştırıldığının sorulması, diğer sanıklarla irtibatlarının ve vekaletnamelerdeki imzaların bu şahıslara ait olup olmadığının araştırılması, dosya kapsamından iddianame konusu olaylarla ilgili olarak isimleri geçen ... ve ... isimli şahısların da araştırılması ve tespitleri halinde iddianame konusu olaylarla ilgili olarak tanık sıfatı ile dinlenmeleri ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hakkında beraat kararı verilen sanıklardan ...'ün ... adına düzenlenen sahte vekaletnameyi kendisine ...'nun değil, ...'ın getirdiğini; ...'in ise bu vekaletnameyi sanığın getirdiğini beyan etmiş olması karşısında, beyanlar arasındaki çelişki giderilmeksizin ve sanığın bu vekaletname kullanılarak yapılan ... Mahallesinde bulunan ...'ya ait 1026 parsel sayılı taşınmazın ...'ya satılması ile işlenen suça ne suretle iştirak ettiğinin karar yerinde tartışılmaması,
Kabule göre de;
Onama kararından sonra verilen ve dairemizce de benimsenip kabul edilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/04/2014 gün, 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olması, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağı da dikkate alındığında, sahtecilik suçlarının sübutu halinde eylemlerin zincirleme biçimde tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş bulunduğundan hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkındaki infazın durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü bulunmadığı takdirde salıverilmesi için yazı yazılmasına, 13/07/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy