MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
.... San. Dış Tic. Ltd.Şti.'nin müdürü olan sanığın, usulüne uygun tebligata rağmen 2007 yılına ait yasal defter ve belgeleri incelenmek üzere ibraz etmediğinin iddia olunduğu kamu davasında; sanığın, “Tebligatın geldiği tarihte işlerimizi tasfiye etmiştik...Tebligatı eşim almıştı. Defter ve belgeler vardı ancak iş yerinin kirasını ödeyemedik, bu nedenle iş yerine gidemiyorduk. Mal sahibi kilidi değiştirmişti. Daha sonra anlaşma sağlanıp iş yerine girdiğimizde bu sefer de vergi dairesi defter ve belgeleri ibraz ettiğimiz halde kabul etmedi.” diyerek suçlamayı kabul etmemesi; müdafiinin de savunma doğrultusunda beyanda bulunacak tanıkları olduğunu belirtip dinlenmelerini istemesi karşısında; gerçeğin kuşkudan uzak şekilde tespiti ve sanığın suç kastının belirlenebilmesi için;
1-Sanığın süresinden sonra da olsa defter - belgeleri denetime ibraz edip etmediğinin vergi dairesinden sorulması,
2-Süre geçtikten sonra ibraz edildiğinin tespiti halinde, sanık müdafii tarafından dinlenmeleri istenen ...,....,.... ve savunmada bahsedilen mal sahibinin tanık sıfatı ile dinlenerek, savunmanın doğru olup olmadığının araştırılması:
Sonucuna göre sanığın suç kastının ve buna bağlı olarak hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle "esasa etkili olmayacağı" gerekçesi ile tanık dinlenmesi talebinin reddine karar verilerek yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
3- Kabule göre de;
a) Sanığın adli sicil kaydında bulunan mahkûmiyetinin 5941 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi gereği hükmedilen adli para cezasına ilişkin olması ve 5941 sayılı Kanun'un 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanun hükümleri ile değişmiş olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin uygulanmasına engel oluşturmadığı; zarar değil tehlike suçu olması nedeniyle defter ve belge ibraz etmeme suçunda sözü edilen maddenin aradığı anlamda somut bir zarardan söz edilemeyeceği; ileride bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkemede olumlu kanaat oluştuğundan cezası ertelenen ve suç tarihinde başkaca engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, aranan objektif ve sübjektif şartlara göre CMK'nin 231 maddesinin uygulanıp uygulanmaması hususunun tartışmasız bırakılması,
b) Cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nin 53/1-c maddesinde belirtilen hak yoksunluğuna hükmolunamayacağı isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy