MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.04.2014 tarihli ve 2014/10863 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 213 sayılı VUK'nin 367. maddesi uyarınca dava şartı olan Adana Grup Başkanlığı’nın 18.11.2013 tarihli ve 192 sayılı mütalaasına uygun olarak “2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan da kamu davası açıldığı, buna karşılık Mahkemece bu suçtan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı süreleri de dikkate alınarak mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme suçlarında suça konu faturaların, 213 sayılı VUK'nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamada, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, temel cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02.03.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy