MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Başka suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan sanık hakkında kardeşine ait kimlik kullandığı yönünde ihbar alan polislerin, sanığın yanına giderek kimlik ibraz etmesini istemeleri üzerine, sanığın ... adına düzenlenmiş sürücü belgesini ibraz ettiği, bu aşamada polislerin sanığın gerçek kimliğini ihbarcının beyanı nedeni ile bildikleri ve polislerin sürücü belgesinde değişiklik yapıldığının tespiti üzerine de sanığın parmak izini alarak gerçek kimliğini tespit ve teyit ettikleri, düzenlenen tutanaklarında sanığın gerçek kimlik bilgilerine göre tanzim edildiği anlaşılmakla; üzerine atılı "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, ancak eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. madde ve fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma" kabahatini oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafilerinin itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak sanığın eylemine uyan 5326 sayılı Yasanın 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20/2-c maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği 17.07.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nin 322 ve Kabahatler Kanununun 24. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, Kabahatler Kanununun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 20.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy