Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 19.07.2017 tarih ve 2017/3971 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.08.2017 tarih ve KYB-2017/46437 sayılı ihbarname ile;
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.400,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/06/2015 tarihli ve 2014/1441 Esas, 2015/660 sayılı kararının "dosya kapsamına göre, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 04/12/2012 tarihli ve 2010/7232 Esas, 2012/20952 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, hakkında arama kararı olduğu için gerçek kimlik bilgilerini gizlemek isteyen sanığa kolluk kuvvetlerinin kimliğini sorması üzerine, kimliğinin yanında olmadığını belirtip abisi olan Mustafa Önalan’ın ismini ve bu şahsa ait TC kimlik numarasını kendi kimlik bilgileri olarak bildiren sanığın eyleminin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu değil, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen "gerçek kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak" kabahatini oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
İncelenen dosya içeriğine göre kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname yerinde görüldüğünden, Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10.06.2015 tarih ve 2014/1441 Esas-2015/660 Karar sayılı hükmünün CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak hükümlünün lehine bulunan ve eylemine uyan 5326 sayılı Yasanın 40/1. maddesinde görülen idari para cezasının miktarına göre 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20/2-c. maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının, eylem tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK'nın 309/4-d maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün olduğundan Kabahatler Kanununun 24. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak aynı Yasanın 20/1. maddesi uyarınca hükümlü hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy