MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Diyarbakır Posta Telgraf Teşkilatı İşletme Dağıtım Merkezinde posta dağıtıcısı olarak görev yapan sanığın, 27.01.2012 tarihinde, ...'ye SGK il Müdürlüğünden gönderilen taahhütlü mektubu, Bindirici soy isimli ailenin işletmekte olduğu kahvehanenin yanında bulunan bakkal dükkanına bıraktığı ve Taahhütlü Gönderi Teslim Listesini, mektup ... tarafından bizzat alınmış gibi yazıp adına imzalamak şeklinde düzenleyerek işlem yaptığı, aslında tebligatın katılan ...'ye tebliğ edilmediği olayda; sanığın o bölgede yeni görev yapmaya başladığını, adresleri tam olarak bilmediğini, ocak ve aralık döneminin en yoğun dönem olduğunu, kahvenin onlara ait olduğunu öğrendiğini, oraya sorduğunu, bulamayınca yanındaki bakkala sorduğunu, akrabaları olduklarını, kendilerinin vereceklerini beyan etmeleri üzerine tebligatı oraya bıraktığını, suç kastının olmadığını ve iş yoğunluğundan böyle yaptığını savunması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından, sanığın savunmasının doğru olup olmadığının araştırılması ve suça konu tebligatın bırakıldığı beyan edilen bakkal araştırılarak ilgililerinin tanık olarak dinlenilmesinden sonra elde edilen tüm deliller ışığında sanığın sahtecilik kastı ile hareket ettiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğunun ve eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmayacağının gerekçeli kararda tartışılması gerektiği gözetilmeden, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Yargılama gideri olarak hesaplanan miktarın CMK'nin 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20,00 TL'nin altında kalması nedeniyle hazineye yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy