MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Sanık ... hakkındaki kamu davası için müşteki Abidin Tokgöz hakkında usulünce katılma kararı verildiği halde, sanık ...’a atılı eylem nedeniyle mahkemenin birleşen 2014/118 esas sayılı dosyasında, müşteki sanık hakkında şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmesine karşın, katılma talebinin karara bağlanmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nin 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu kabul edilip, aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca şikayetçinin, sanık ... hakkındaki davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek inceleme yapılmıştır.
I- Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına karşı katılanın temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına ilişkin vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu verilere dayandırıldığı, kurulan hükümde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; katılanın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına karşı katılanın temyiz nedenlerinin incelenmesine gelince;
Sanığın savunması, sanık tarafından katılana gönderilen 30.08.2013 tarihli mesajın içeriği ve söz konusu hattın sanığın kardeşi tarafından kullanılması hususları dikkate alındığında, suçun sübut bulduğu ve hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında, işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeği aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılanın temyiz talepleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 11.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy