MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Hüküm tarihinde, davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında Bartın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün tefhim olunduğu oturumda hazır bulundurulması veya SEGBİS yolu ile duruşmaya katılması sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılamaya devam edilip karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanık ...'nin, kardeşi ...'nin kimliğini kullanarak, onun adına Ankara 40. Noterliğinde 12/04/2011 tarih ve 13090 yevmiye numaralı “Araç Satış Sözleşmesi”ni düzenlettirmek sureti ile resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, suça konu belgedeki imza ve yazının sanığa veya ...’ye ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması, notere ibraz edilen ...’ye ait nüfus cüzdanı fotokopisindeki fotoğrafın Seyit’e ait olup olmadığının araştırılması, araç satış sözleşmesinde satıcı olarak ismi yazılı olan Şinasi Çelik'in tanık olarak dinlenmesi, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kabule göre;
a) Dairemizin 30.01.2017 tarih ve 2015/6356-2017/467 sayılı bozma ilamı sanık hakkında aleyhe hükümler içermesine rağmen, bozma üzerine yapılan yargılamada savunması alınan sanığa bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b) Suça konu belgenin sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olması nedeniyle TCK'nin 204/3. maddesi uyarınca cezanın artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) TCK’nin 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilen sanık hakkında 58. maddenin 7. bendi gereğince cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi,
d) “12.04.2011” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “30.03.2011” şeklinde yanlış gösterilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 06.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy