MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18.02.2016 tarih ve 2015/6447 Esas-2016/1234 Karar sayılı bozma kararına uyulmasına rağmen, mükerrer yargılamaya mahal vermemek bakımından; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan bir davanın bulunup bulunmadığı hususunda gerekli araştırma yapılmadan hüküm kurulması,
2-Belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu ve 5271 sayılı CMK'nin 217/1. maddesi dikkate alınıp, suça konu nüfus cüzdanı aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması ve aldatıcı nitelikte olup olmadığının gerekçeli kararda tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 18.02.2016 tarih ve 2015/6447 Esas-2016/1234 Karar sayılı bozma kararına konu, 07.11.2013 tarihli 2013/287 Esas ve 2013/552 Karar sayılı ilam ile sanık hakkında hükmedilen önceki 1 yıl hapis cezasının, aleyhe temyiz bulunmadığından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy