MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter ve belge gizleme
HÜKÜM : Beraat
Sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar gören, 07/06/2012 tarihli dilekçesi ile katılma talebinde bulunarak ve duruşmaya gelerek katılma iradesini ortaya koyan şikayetçi kurumun davaya katılan olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken, talep hakkında herhangi bir karar verilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, 5271 sayılı CMK'nin 260/1. maddesi gereğince, hükmü temyiz yetkisi bulunan şikayetçi İstanbul Muhakemat Müdürlüğü'nün CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak, Av. ...‘nun da katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede,
Sanığa yüklenen “defter ve belge gizleme“ suçunun Kanun‘daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 12/10/2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun‘un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 31/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy