MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte belge düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekilinin diğer temyiz talepleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1-213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 4369 sayılı Yasa ile değişik 359/b-1. maddesinde onsekiz aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup, aynı eylemin düzenlendiği 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b maddesinde ise üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, en son suça konu belge (fatura) tarihinin 23.12.2008 olduğu nazara alındığında, 2008 takvim yılında sahte belge düzenleme suçunun cezasının alt sınırının üç yıl hapis olduğu gözetilmeden, temel cezanın 18 ay hapis cezası olarak takdir edilmek suretiyle eksik ceza tayini,
2-Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte belge (fatura ve gider pusulası) düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğunun ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sahte düzenlenen en son belgenin (fatura) 23.12.2008 tarihli olduğu gözetilmeden, gerekçeli kararda suç tarihinin 2008 şeklinde eksik yazılması,
4-5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy