MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanığın, ... adına 14.700 TL bedelli çeki tamamen sahte olarak düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda, Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyanın yetkisizlikle Yunak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Yunak Cumhuriyet Başsavcılığınca ... ve ... hakkında yürütülen soruşturma neticesinde resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından takipsizlik kararı verildiği,sanığın resmi belgede sahtecilik suçuyla ilgili olarak da dosyanın yetkisizlikle Yunak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi üzerine sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; bilirkişi Alper Baykal tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun bazı sayfalarının dosyada bulunmadığı ve okunaklı olmadığı rapordan suça konu çekin ön yüzündeki keşideci imzası ile ön yüzündeki yazıların sanığın veya ...’ya ait olup olmadığı konusunun anlaşılamadığı, ayrıca Yunak Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2013 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında ...'nın fotoğraflarının teşhisinin yaptırıldığı ve bu hususun kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında belirtildiğinin anlaşılması karşısında; Yunak Cumhuriyet Başsavcılığınca ... ve ... hakkında yürütülen soruşturma dosyası aslının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin ve bilirkişi raporunun tamamının çıkartılarak dosya içine konulması, delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu da göz önüne alınarak, belge aslı getirtilerek duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatma niteliği bulunup bulunmadığının ve hukuki sonuç doğurmaya elverişli olup olmadığının gerekçeli kararda tartışılması, belge aslının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması,
3- Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesine rağmen, “yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizde kanaat oluşmadığından” şeklindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilerek çelişki oluşturulması,
4- Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53/1-c maddesindeki hak yoksunluklarının alt soy bakımından uygulanamayacağının gözetilmemesi,
5- “06.01.2011” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “06.01.2013” şeklinde yanlış yazılması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy