MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkümiyet hükmüne yönelik şikayetçi Vodafone İletişim A.Ş. vekillerinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Suçtan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi Vodafone İletişim A.Ş.’nin katılma hakkı bulunmadığı ve bu suç için usulsüz verilen katılma kararının hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden adı geçen şikayetçi vekillerinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığında “02.07.2009" olarak yanlış gösterilen suç tarihinin suça konu abonelik sözleşmesinin düzenlendiği tarih olan “30.01.2009” olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı, ... adına sahte GSM abonelik sözleşmeleri düzenlemekten ibaret eylemlerinin, hüküm tarihinden önce 19/02/2014 tarihli ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz veya yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz.” hükümleri karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen suçun Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 23.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy