Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 14.11.2019 tarih ve 2019/4031 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02.12.2019 tarih ve KYB-2019/117950 sayılı ihbarname ile;
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.800,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 29/02/2012 tarihli ve 2010/2096 esas, 2012/358 sayılı kararının 08/03/21012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 16/07/2016 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbarı üzerine, hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.800,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2018 tarihli ve 2018/560 esas, 2018/155 sayılı kararının "1- Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesinde yer alan " Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar...." şeklindeki hüküm karşısında; dosya kapsamına göre, karar tarihi itibariyle kayden 01/10/1991 doğumlu olan sanığın yaş tashihi ile doğum tarihinin 01/10/1994 olarak değiştiği, suçun işlendiği 23/08/2010 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 08/03/2012 tarihinde kesinleştiği, ihbara konu Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2017 tarihli ve 2016/644 esas, 2017/819 karar sayılı dosyasında ise suç tarihinin 16/07/2016 tarihi olduğu dikkate alındığında, suç ve kesinleşme tarihlerine göre suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının koşulları oluşmadığı halde hükmün açıklanmasına karar verilmesinde,
2- Kabule göre de, suçun işlendiği 23/08/2010 tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamasında, isabet görülmediğinden" bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi gereği görüşüldü:
Olağanüstü temyiz de denilen “kanun yararına bozma” müessesesi, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddenin 1. fıkrasında; “Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir” hükmü yer almakta olup, 2. fıkrası ise “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir” biçimindedir. Bu düzenlemelere göre; Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemini yazılı olarak alan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, CMK’nin 309. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtay’ın ilgili ceza dairesine vermesi gerekmektedir.
İncelenen dosya içeriğine göre; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.11.2019 tarih ve 2019/4031 sayılı kanun yararına bozma istemine ilişkin yazısının (1) numaralı bölümünde yazılı hususların CMK’nin 309. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2019 tarih ve KYB-2019/117950 sayılı ihbarnamesinde yer almadığı gibi Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.11.2019 tarihli yazısı yerine 18.04.2019 tarihli yazısına istinaden ihbarda bulunulduğu anlaşılmakla; belirtilen eksikliğin giderilmesinden sonra iadesi amacıyla dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 10.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy