Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 26.11.2019 tarih ve 2019/14431 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.12.2019 tarih ve KYB-2019/120716 sayılı ihbarname ile;
Mühür bozma suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Gebze 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/06/2017 tarihli ve 2016/639 esas, 2017/184 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın yapı kayıt belgesi almak suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği gerekçesiyle davanın düşürülmesine ve cezanın bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasına ilişkin aynı mahkemenin 14/12/2018 tarihli ve 2016/639 esas, 2017/184 sayılı ek kararının "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, "imar kirliliğine neden olma" başlıklı 184. maddesinde yer alan “(1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.
(5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.
(6) (Ek: 29/6/2005 – 5377/21 md.) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz.” şeklinde yer alan düzenleme karşısında; anılan maddenin beşinci fıkrasındaki etkin pişmanlık hükümlerinin ancak aynı maddenin bir ve ikinci fıkrasından hükmedilen mahkûmiyetler için uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı gerekçe ile düşme kararı verilmesinde isabet görülmediğinden" bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Gebze 9. Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 14.12.2018 tarihli 2016/639 Esas ve 2017/184 Karar sayılı ek kararının CMK'nin 309. maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 03.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy