MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında, sahibi olduğu işyerinin ruhsatsız olması nedeniyle 18/06/2009 tarihinde saat 09:00’da mühürlendiği, aynı gün 21:30’da yapılan kontrolde mührün bozularak faaliyete devam edildiğinin tespit edildiği iddiasıyla mühür bozma suçundan açılan kamu davasında; sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında; söz konusu işyerini 2008 yılının Kasım ayında işletmeye başladığını ancak gerekli ruhsatı alamadığı için 12/03/2009 tarihinde işyerini kapattığını, tutanak tarihinde işyerini kendisinin işletmediğini savunması, birleşen İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/216 esas sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen ...; beni işe, istasyon sahibi olduğunu söyleyen ... isimli 35-40 yaşlarında bir şahıs almıştı, ben sadece ... isimli bu şahsı işyeri sahibi olarak tanıyordum, ücretlerimizi ... ödüyor ve istasyonu idare ediyordu, ...’in kim olduğunu asıl sahibi olup olmadığını bilemem şeklinde beyanda bulunması, suça konu işyerinin 12/03/2009 tarihinden itibaren kapatılması talebini içeren sanık ve ... tarafından imzalanıp İzmir .... Noterliği tarafından onaylanan karar metni fotokopisinin dosyada bulunması, 18/06/2009 tarihli mühürleme ve mühür bozma tutanak fotokopilerinde söz konusu işyerinin adının “... LPG” aynı tarihli olay yeri tespit ve yakalama, üst arama tutanağında ise “... Otogaz İstasyonu” olarak yazıldığı, gerek sanık savunmaları gerekse birleşen İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/216 esas sayılı dosyasında işyeri adı ve adreslerinin farklı yazıldığının anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
1- ... LGP ve ... Otogaz İstasyonu isimli işyerlerinin aynı işyeri olup olmadığının araştırılması ve mühürlemeye konu işyerinin isim ve adresinin tam olarak tespit edilmesi,
2- ... ve ... Kaş isimli şahısların CMK'nin 48. maddesindeki çekinme hakları hatırlatılarak tanık olarak dinlenmeleri ve mühürlemeye konu işyerinin devredilip devredilmediğinin ve suç tarihinde kim tarafından işletildiğinin sorulması,
3- Mühürlemeye konu işyerinin 12/03/2009 tarihinde kapatılıp kapatılmadığının ilgili vergi dairesinden ve Ticaret Sicil Müdürlüğünden sorulması,
Sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyete hükmolunması,
4- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy