MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Sanık ...‘in Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı‘na posta yoluyla gönderdiği 31/08/2016 havale tarihli dilekçesinin, içeriği itibarıyla temyiz dilekçesi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I-Sanık ...‘in temyiz isteminin incelenmesinde:
27/02/2015 tarihinde sanık ve müdafinin yüzüne karşı tefhim edilen hükmün, sanık tarafından yasal süresi geçtikten sonra 31/08/2016 havale tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından; temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Katılan ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik“ suçunun Kanun‘daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK‘nin 66/1-e. maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı “30/03/2011“ tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun‘un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 31/05/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy