MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter kayıt ve belgeleri ibraz etmemek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dairemizin 02/07/2019 tarihli, 2019/3573-5797 Esas/Karar sayılı kararı üzerine yapılan araştırmada 18/06/2015 tarihli süre tutum dilekçesi üzerindeki imzanın ve havalenin mahkemenin yazı işleri müdürüne ait olduğunun belirlenmesi ve sanık müdafinin yasal süresi içinde temyiz talebinde bulunduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki süre yönünden ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
1-Defter ve belgeleri gizleme suçunun oluşabilmesi için, bunların vergi incelemesi amacıyla ibrazının istenmesi gerektiğinden, yapılan tebligatta varlığı anlaşılan 19.06.2014 tarihli defter ve belge isteme yazısı temin edilip, defter ve belgelerin hangi amaçla istendiğinin belirlenmesi,
2-Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/32529 ve 2014/34618 soruşturma numaralı dosyalarının yeniden getirtilmesi, ibrazı istenilen defter ve belgelerin tebligat tarihinden önce sanığın iradesi dışında elinden çıkıp çıkmadığının belirlenmesi yönünden sanığın şikayet dilekçesinin, dosyalarda mevcut tüm ifade tutanaklarının onaylı örneklerinin dosya içine alınması,
3- Sanığın savunmasında isimleri geçen ... ve ... isimli kişilerin tanık olarak dinlenmesi,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
4-Kabule göre de;
a) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kasten işlenmiş suçlardan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
b) Kişilik özellikleri dikkate alınarak ilerde bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğundan verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği halde "Sanığın kişilik özellikleri ve suç işleme eğilimi göz önüne alındığında, sanık hakkında şartlar oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına" denilmek suretiyle hüküm fıkraları arasında çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 18.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy