MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık ...’ın sahte plaka üretip trafiğe çıkmak suretiyle kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın aşamalardaki beyanlarında dava konusu plakalı aracı kullanmadığını, kendisine trafik ceza tutanağı ve trafikten men edilen aracın izin belgesi tutanağı düzenlenmediğini savunması, ele geçen trafikten men edilen aracın izin belgesi aslı üzerinde yapılan imza incelemesinde imzanın sanığa ait olmadığının tespit edilmesi, sahteciliğe konu plaka asıllarının ele geçmediğinin anlaşılması, suç tarihinde yürürlükte bulunan 18.07.1997 tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesine göre; tescil plakalarında, işlemi yapan tescil kuruluşu ile plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin bulunmasının, anılan maddede 09.09.2011 gün ve 28049 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 3. maddesiyle yapılan değişiklikle de bu tarihten itibaren yalnızca tescil kuruluşunun mührünün bulunmasının zorunlu olduğunun hüküm altına alınması, bu şekilde suça konu plakanın resmi belge niteliğini kazanabilmesi için üzerinde mührün varlığının zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, sahteciliğe konu plakanın ele geçmemiş olması nedeniyle suçun unsurları tespit edilemediğinden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy