MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat
Sanık ... müdafisinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
Katılanlar ..., ..., ..., .., ... vekilinin temyizinin, 01.05.2015 tarihli süre tutum ve 30.05.2015 tarihli gerekçeli temyiz dilekçelerinde vekili olduğu katılanların isimlerinin açıkça belirtilmiş olması, diğer mağdurlar yönünden temyizinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin temyiz isteğinin reddine yönelik görüşe iştirak edilmemiş; katılan .... yönünden sanıklar ... ve ... hakkında kurulmuş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığından, katılan .......vekili Av. ...'nın temyizinin sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Katılanlar ..., ..., ..., ... vekilinin sanıklar ..., ... hakkında verilen mahkumiyet hükümleri ve katılanlar ..., ..., ..., .. ...'e yönelik eylemleri nedeniyle sanık ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyizinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri yönünden 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar ... ve ...'un üzerlerine atılı suç yönünden, yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar ..., ... tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı; sanık ...’ın üzerine atılı suç yönünden, yüklenen suçun sanık ... tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, mahkumiyet ve beraatine ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
2) Sanıklar ... ve ... müdafilerinin, sanıkların, katılanlar ..., ..., .... yönelik eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar müdafilerinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Katılan ...... yönünden kurulmuş herhangi bir hüküm bulunmadığından katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyizleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 14. bendinden "...." ibaresinin çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanıklar ... ve ... müdafilerinin, sanıkların, müşteki/katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizlerinin incelenmesinde;
a- Sanıkların, katılanlar ..., ..., ..., ... ve müştekiler ..., ..., ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizlerinin incelenmesinde;
Dosya kapsamında mevcut dekont ve ifadelerden, suç tarihlerinin, katılan/müştekilerden ... yönünden Eylül 2009, ... yönünden Ağustos 2009, ... yönünden 17.08.2009, ... yönünden 01.09.2009, ... yönünden Eylül 2009, ... yönünden Eylül 2009, ... yönünden Eylül 2009 olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
Sanıklar ... ve ...'nın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek müşteki, katılan ya da yakınlarını kamu kurumlarında işe yerleştirme vaadinde bulundukları, ikna edebilmek için TBMM Başkanı ... ile kardeşleri ve Ankara'da görev yapan bürokratları tanıdıklarını belirterek bu şahıslar aracılığıyla işe yerleştirme karşılığında değişen miktarlarda paralar aldıkları iddia edilen olayda; sanıkların eylemlerinin TCK'nin 157/1. maddesinde tanımlanan "dolandırıcılık" suçunu oluşturacağına yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ise de katılanlar ..., ..., ..., ... ve müştekiler ..., ..., ... yönünden "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
b-Sanık ...'un katılanlar ..., ..., ..., ... ve müştekiler ..., ..., ..., ...'ya yönelik; sanık ...'nın katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve müştekiler ..., ..., ..., ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde:
Dosya kapsamından sanıkların, müşteki/katılanlara yönelik suç tarihlerinin tespiti mümkün olmadığından, müşteki/katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a karşı işlenen fiiller yönünden suç tarihleri duraksamaya yer vermeyecek biçimde tespit edildikten sonra, zamanaşımı hükümleri de nazara alınarak sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyizleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy