MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” şeklindeki düzenleme ve aynı Kanun'un 28 ve devamı maddelerindeki “Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. ....” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak yokluğunda verilen kararın sanığın dosyada bilinen en son adresi olan sorgusunda beyan ettiği adresine çıkarılan ve iade edilen tebligattan sonra mernis adresine, bunun da bulunmaması halinde ilanen tebligat yapılması gerekirken, daha önce adli mercilerce usulüne uygun bir tebligat yapılmadığı halde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu anlaşılmakla öğrenme üzerine sanık müdafisinin hükmü süresinde temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede;
UYAP aracılığı ile MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydında, sanığın hükümden sonra 12.02.2018 tarihinde öldüğü belirtildiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK'nin 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.09.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy