MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 311. maddesine göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde inceleme mercisi Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan, mahkemenin 11.09.2014 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu, Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adrese kayıt sisteminde yer alan adresi araştırılarak buraya tebligat yapılması, bulunmaması halinde kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılması, daha önce kendisine tebligat yapılan adresin olmaması halinde ise, adres araştırması ile yeni adres tespitine çalışılıp, bulunamaması halinde ilanen tebligat yapılması gerektiği nazara alındığında, sanığın yokluğunda verilen hükmün, duruşmada beyan ettiği adresine çıkartıldığı, tanınmadığından tebliğ edilmeksizin iadesi üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebliğ yapılmak suretiyle hükmün kesinleştirildiği, ancak dosya kapsamında sanığa daha önce yapılmış bir tebligat işleminin bulunmaması ve açıklanan nedenlerle Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan bu tebliğin hukuki bir geçerliliğinin bulunmadığı, aynı Kanun'un 32/2. maddesi gereğince usulsüz tebliğ halinde, muhatabın hükmü öğrendiğini beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu nedenle sanığın öğrenme üzerine verdiği 01.08.2014 tarihli eski hale getirme talepli temyizinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" ve "dolandırıcılık" suçlarının Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 10.07.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre sanığın bu suçlardan hükümlü olarak bulunduğunun anlaşılması karşısında, bozma sebebine göre sanığın İNFAZININ DURDURULMASINA, başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu değilse derhal TAHLİYESİNE, salıverilmesinin temini için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 02.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy