(1086 S. K. m. 445)
Dava: Davacı vekili, davalı aleyhine açılan tenfiz davasının yargılaması sonunda, Halep Ecnebi Muhtelit Mahkemesi`nden verilen 935 tarihli ilamın zamanaşımına uğradığı beyanıyla Antakya Mahkemesi`nden sadır olan 25.5.1948 tarihli ilamla reddedildiğini ve Yargıtay`ca onanmış ve tashih dilediği reddedilmiş ise de, Yargıtay Ticaret Dairesi`nin birinci onama kararından sonra müvekkillerine izafeten evvelce masa mümesilleri tarafından mevzuubahis edilip celbine tevessül edilen vesikayı müvekkilleri elde etmiş bulunduklarını ve bu vesikaya göre Halep Muhtelit Mahkemesi`nden istihsal olunan ilamın Kasım 1946 tarihine kadar icraen takip edildiğini ve tenfiz davasının 10.3.1947 tarihinde açıldığına göre zamanaşımı bulunmadığı ve bu vesikanın iki ay evvel geçmiş bulunduğunu beyanla idaei muhakeme suretiyle Halep Muhtelit Mahkemesi`nden istihsal edilip evvelce ibraz olunan ilamın tenfizine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece ibraz olunan vesikayı tetkikten sonra tenfizi ancak iflas masası istiyebileceğine göre iadei muhakemeyi de ancak iflas idaresi talep edebileceği, müflisin iadei muhakeme talebine hakkı olmadığı gibi tenfiz isteyen masa mümessillerinin bu alacağın usulen masaya kaydettirildiğini ve zamanaşımı mevcut olmadığını ispata yarayacak vesikayı müçbir sebep veya davalının fiiline binaen elde edilemediği müflis Selim ve Yorgaki iddia eylemesine binaen Usulün 445`inci maddesi birinci bendinin tatbiki hadisede mümkün görülmediğinden ve bahsi geçen vesikanın hükmünden sonra ibrazı iadei muhakemeyi icabettirir ahvalden görülmediğinden bahisle davanın reddine karar verildiğine natıktır.
Karar: Temyiz edenin istemi üzerine duruşma için tayin edilmiş olan günde temyiz eden adına vekili Avukat SO ve karşı taraf adına vekili Avukat MD gelip temyiz süresi hakkında karşı taraf vekilinin bir diyeceği olmadığı ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra, vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka bir güne bırakılmıştı. Bu kere temyiz edilen ilam ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği hakkında görüşülüp oylaşıldı :
İflas halinde bulunan davacılar Selim ve Yorgaki`nin iadei itibar ettiklerine mütedair mahkemece verilmiş olup dosyada bulunan 26.3.1949 tarihli kararın verdiği tarihten itibaren davacıların iflas hali kalmamış olması hasebiyle şahsen dava açmak hak ve yetkisini haiz bulunmalarına ve muhakemenin iadesi isteminden bahis bu davanın iadei itibar kararının verildiği tarihten dört ay sonra 15.7.1949 tarihinde açılmış olmasına binaen davacıların şahsen dava açmak hak ve yetkisini haiz olarak bu davayı açtıkları nazara alınmak suretiyle talebin esasını tetkik etmek lazım gelirken ilişik dosyadaki iade-i itibar kararı tetkik edilmeden şahsen dava açmak hak ve yetkisini haiz olmadıklarından ve hali iflasta bulunduklarından bahisle iadei muhakeme isteminin reddedilmiş olması ve davacıların idaei muhakeme sebebi olarak gösterdikleri zaman aşımını kesici icra takibinde bulundukları hakkındaki belge Halep Muhtelit Mahkemesi`nde olması sebebiyle evvelki davanın devamı sırasında istihsal ve ibraz edilmediğini beyan ile bu defa elde ettikleri bu belgeye istinaden bu haklarını kullandıklarını ileri sürmüş olmalarına göre, davacıların bu iddialarının da Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu`nun 445 inci maddesi hükümleri dairesinde tetkiki ile varılacak sonuca göre bir karar verilmek lazım geldiği halde bu nokta üzerinde de bir guna inceleme yapılmaksızın yazılı olduğu üzere talebin reddine karar verilmesi yolsuz ve temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden sözü geçen hükmün bu sebeplerden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu`nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve temyiz eden vekili tarafından verilmiş olan dilekçe ile temyiz duruşması için vekalet ücreti istenmesi hasebiyle tarife gereğince muamileyh hakkında 100 lira vekalet ücreti takdirine ve aşağıda yazılı 870 kuruş temyiz masrafının ileride haksız çıkacak taraftan alınmasına 31.10.1950 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy