(6762 S. K. m. 767) (818 S. K. m. 118)
Davacı, davalıya karşı taşıma taahhüdünü yerine getirdiği halde teminat mektubunun verilmesinden imtina olunduğundan bahisle teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı mukabil davasında, taşıma işinden dolayı alacaklı olduğunu ileri sürerek, muayyen meblağın takas ve mahsubunu istemiştir.
Mahkeme, dava ve mukabil dava Ticaret Kanununun 767. maddesi gereğince bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesi ile her iki davayı reddetmiştir.
Davacının temyiz üzerine, teminat mektubu hakkında on yıllık - zamanaşımı cari olması nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve teminat mektubunun iadesine karar verilmiştir.
1 - Borçlar Kanununun 118. maddesinin 3. fıkrası hükmü gereğince zamanaşımına uğramış bir alacak, takas dermeyan edilebileceği zamanda, zamanaşımı ile sabit olmuş değil ise, onun da takası dermeyan olunabilir.
Kural olarak, hakkında bir def'i dermeyan olunabilecek bir alacağın takası, diğer tarafın def'i dermeyan etmesi halinde hükümsüz olur.
Borçlar Kanununun yukarıda açıklanan hükmü bu kuralın bir istisnasını teşkil eder zira takas def'inde bulunmaya yetkili olan alacaklı takas hakkına güvenerek bu hakkını zamanında kullanmayı kolaylıkla ihmal edeceğinden, zamanaşımı süreleri farklı olan takası kabil iki alacaktan birinin zamanaşımına uğraması halinde diğer alacağın tahsili alacağı zamanaşımına uğrayan taraf için hakkaniyete aykırı olur. Bu itibarla alacağı zamanaşımına uğramış olan tarafın, diğer tarafa karşı takas itirazında bulunmak yetkisi kabul edilmiştir.
Bu hükmün uygulanabilmesi için, alacağın zamanaşımına uğramış olmasına rağmen takasın ileri sürülebileceği zamanda zamanaşımına uğramış olması şarttır.
O halde mahkemece davalının alacağının takasını isteyebileceği zamanın tespit edilerek o tarihte alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığının araştırılması ve davalı yönünden Ticaret Kanununun 767. maddesinin 2. fıkrası gereğince eşyanın teslimi tarihinin göz önünde bulundurulması lazımdır.
Her ne kadar mahkemece davalının takas ve mahsuba ilişkin mukabil davası, zamanaşımına uğradığından reddedilmiş ve bu karar davalının temyiz etmemesi sebebiyle kesinleşmiş ise de, alacağın takasının mümkün olmadığını değil zamanaşımına uğradığını tespit niteliğini taşır. Gerçekten takasın kabul olunmaması, muhtelif sebeplerle vaki olabilir. Sonucu bakımından davalının takas ve mahsup isteği reddetmekle beraber davacının davası da mahkemece reddedilmiş, ancak onun temyizi üzerine davacı yararına bozulmuştur.
2 - Kaldı ki davalı bozma kararına uyulduktan sonra, teminat mektubunu paraya çevirdiğini ve bu suretle alacağını da, tahsil ettiğini ileri sürmüştür. Bir kimse, diğer tarafın parası veya teminatı elinde bulundukça kendi alacağı zamanaşımına uğramış olsa dahi tahsil yolu ile takası gerçekleştirebilir.
3 - Bundan başka davacının talebinin kabul edilerek teminat mektubunun iadesine kara verebilmek için, iade şartlarının ve bunu istemekte haklı olduğunun incelenmesi ve davalının iade etmemekte haklı olmadığının tespit olunması lazımdır. Mahkeme bu bakımdan da gerekli araştırmayı yapmamıştır.
Bilirkişilerden, yetkili olmadıkları hukuki mütalaa alınarak yazılı olduğu şekilde ve açıklanan yönlerden inceleme yapılmadan karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Yukarıda yazılı sebeplerden dolayı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy