(818 S. K. m. 49)
Davacı, haksız olarak kabul etmeme, yerine ödememe protestosu keşide ederek Merkez Bankası bültenlerinde yayınlandığını ticari şeref ve itibarının sarsılması nedeniyle (100,00) lira manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davacının şahsi bir menfaati olmadığı gibi, isim benzerliği dolayısıyla başka bir şahıs hakkındaki protesto işleminin kendisinin ticari itibarını sarsmayacağını, Borçlar Kanununun 49. maddesi anlamında ağır bir zarar bulunmadığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, özetle (Davalı Bankanın kasıt ve kötü niyeti yoktur. Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi uyarınca ağır bir zarar yaratıldığı da ispatlanamamıştır. Davanın reddine) karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İş muhitinde dürüst faaliyetleri ile iyi bir şöhret yapmış olan iş adamı için bunun aksine bir intiba uyandırıcı her hareket bu intibaı uyandıran taraf için ve özellikle davalı banka yönünden kusur teşkil eder. B.K. nun 49. maddesinde belirtildiği veçhile şahsi menfaatleri haleldar olan kimse kusur vukuunda zarar ve ziyan ve hatanın hususi ağırlığı gerektirdiği takdirde manevi zarar namıyla nakti bir meblağın kendisine ödenmesini talep edebilir. Bir kredi müessesesi olan davalı bankanın kabul etmeme protestosu yerine ödememe protestosu keşide etmesi ve bunu Merkez Bankası bültenleri kanalıyla diğer bütün bankalara duyurması hali ağır bir kusur teşkil eder. Davacı lehine B.K.nun söz konusu maddesi hükmüne göre manevi tazminatın hükmedilebilmesi için davacının ayrıca maddi bir zarar ve ziyana uğraması şart değildir.
Maddi zarar ve ziyan mevcut olmadan da manevi zarar gerçekleşebilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy